Otizm ve spor ilişkisi hakkında bilgi

2
231
Otizm ve spor ilişkisi hakkında bilgi
Otizm ve spor ilişkisi hakkında bilgi

Otizm ve spor

Sporun genel yararları dışında araştırmalar göstermiştir ki düzenli sportif etkinlikler içinde olmak, otistik bireylerde çok olumlu değişimlere neden olmuştur. Bunlardan bazıları kalıcı iken bazıları da sporu bıraktıktan sonra kaybolan olumlu değişmelerdir. Örnek vermek gerekirse, yüzme sporu yapan otistik çocuklarda, su içerisinde doğal olarak çıkardıkları seslerden dolayı konuşma yeteneklerinde iyileşmeler olduğu gözlemlenmiştir. Ses çıkartma açısından yüzme çok önemli bir spordur. Bununla birlikte otistik çocuklarda, suyun terapi özelliği bir çok çalışmada vurgulanmaktadır. otizm ve spor konulu çalışmalarda bisikletin, el göz koordinasyonu açısından olsun, denge, karar verme, refleks gelişimi gibi bir takım fiziksel iyileşmeler açısından önemi büyüktür. Bu arada bisikletin doğal ortamda kullanılması halinde, anlık karar verebilme yetilerinde gelişmeye neden olması söz konusudur.

Yüzme ve bisiklet sporları dünyada otistik bireylerin en başarılı olduğu alanlardandır. Yine buz pateni, tekerlekli paten, kayak gibi bireysel sporlar da otistik bireylerin kolaylıkla başarılı olabileceği spor dallarıdır. Bu alanlar dışında badminton ve masa tenisi de, göz teması kazandırmak, artırmak amaçlı kullanılmaktadır. Masa tenisi aynı zamanda müsabakalara uygun bir spordur. Diğer taraftan az da olsa futbol, basketbol ve voleybol gibi takım sporları da otistik bireylerin yapabildiği spor branşlarındandır. takım sporlarına istendik ve disiplinli bir katılım gösteren otistik bireylerin bir çok sorunu da aşmış olması anlamı taşımaktadır.

Sonuç olarak otistik bireyler için sporun, akademik ölçeklerde ve sistematik uygulanması şartıyla yararları saymakla bitmez. Bu yararlar karşısında maliyetlerin önemsenmemesi ve kamu tarafından üstlenilmesi gereklidir. Bu gün ülkemizde bir çok otistik birey bırakınız uygun olan sporu, günlük hareket eğitiminden bile yoksun yaşamaktadır. Günümüz koşullarında otistikler için spor çalışmalarını yapan kulüplerin maliyetleri düşürme olanakları ne yazık ki fazla değildir. Ortaya çıkan yüksek maliyeti ailelerin karşılaması mümkün değildir. Çözüm olarak yerel yönetimlerin, otizm ve spor çalışmalarını desteklemesi, bizzat yapması ya da kulüplere belirli tesis ve maddi destek sunması gibi seçenekler düşünülmelidir.

Spor ve Otizm

  • Organik gelişim
  • Anatomik gelişim
  • Endokrin sisteminin düzenlenmesi
  • Yaşam disiplini
  • Hiperaktifliğin düzenlenmesi
  • Beslenme alışkanlığının oluşturulması
  • Uykunun düzenlenmesi
  • Öz güvenin sağlanması
  • Sosyalleşme, paylaşma duygusunun gelişmesi
  • Koordinatif becerilerin kazandırılması
  • Özel Becerilerin kazandırılması mümkündür.

Ayrıca;  egzersizin beyin hücrelerine etkisi de tartışılmaz bir gerçeklik…

Illinois Üniversitesi Sinirbilim ve Kinesiyoloji Bölümü’nden Charles Hillman’ın çalışması ile egzersiz-beyin gücü ilişkisi ortaya konmuştur. 259 öğrencinin katılımı ile yapılan  araştırmada, egzersiz yapan deneklerin, sosyo ekonomik statülerinden bağımsız olarak, matematik ve okuma derslerinde daha üstün bir performans sergiledikleri tespit edilmiştir.

Daha fazla kan, daha fazla oksijen anlamına geldiği için egzersiz yapan bir kişinin beyin hücreleri daha iyi beslenir. Beyinde, vücudun nörotransmiter fabrikasındaki ustabaşı gibi çalışan IGF ( bir çeşit protein), egzersizle salgılanır. Bu madde kan ile birlikte yol alır ve sonunda beyne ulaşır.

Bu protein, başka kimyasal maddelerin üretilmesi için emirler verir. Bu üretilen maddelerden biri  beyinde üretilen BDNF’dir. Düzenli egzersiz yardımıyla vücut, BDNF düzeyini geliştirir ve bunun sonucunda beynin sinir hücrelerinde dallanmalar başlar. Böylece birbirleriyle birleşen yeni yollar, haberleşme alt yapısını geliştirir. Öğrenme olgusunun altında yatan da işte bu süreçtir.

BDNF’nin miktarı ne kadar çok ise, beynin kapasitesi de o kadar genişler. UCLA’dan sinirbilimci Fernando Gomez-Pinilla , BDNF’nin az olması durumunda beynin yeni bilgilere kendisini kapattığını söylemektedir.

Georgia Üniversitesi’nden spor bilimleri Prof. Phil Tomporowski;

“Çocuklarda, yetişkinlerde olduğu gibi egzersizden en fazla yararı beynin hipokampus bölgesi sağlar. Hiperaktif çocukların ebeveynleri bunun farkındadır. Pek çok vakada ilaç yerine çocukların yoğun spor yapması önerilir”  demektedir.

Yoğun yapılan spor, çocukların beyinlerinde kalıcı etki yaratır.

Fiziksel aktivite, tüm insanlar için sağlıklı yasam sitilinin önemli bir parçasıdır. Fakat bu durum otistik spektrum bozukluğu tanısı olan bireylerin de içinde bulunduğu tüm engelli bireylerde sıkça göz ardı edilmiş bir konu maalesef…

Fiziksel aktiviteye katılımları, yinelenen davranışlarda azalma, uygun tepkileri arttırma, sosyal etkileşim potansiyeli sağlama gibi yararları gösterilmesine rağmen otistik spektrum bozukluğu olan bireylerin motor fonksiyonları ihmal edilmiş bir alandır .

İşte yukarıda saydığımız yararlar nedeni ile fiziksel aktivitenin, otizmli çocukların gün içerisindeki programlarına yerleştirilmesi önemli ve elzemdir.

Atalarımızın da dediği gibi “İşleyen demir ışıldar”. Tabii eğer doğru bir yaklaşım ve  davranışçı eğitim teknikleri ile çocuğa yaklaşılır ise… Onun da bir birey olduğu, duyguları ve ek sağlık sorunları da olabileceği göz önünde tutulursa  başarı kendiliğinden gelecektir.

2 YORUMLAR

CEVAP VER